Fahrettin Kandemir’den öğüt gibi açıklamalar  

30 Nisan 2026 18:19
Türk buz pateninin bugün geldiği noktayı konuşurken, geçmişin izlerini doğru okumak gerekir.

Bu anlamda Fahrettin Kandemir ile yaptığımız sohbet, aslında sadece bir hatırlatma değil aynı zamanda bir vizyonun nasıl inşa edildiğinin de özeti oldu.

Belki buz pateni, geçmişte farklı federasyonların çatısı altında varlığını sürdürüyordu.

Ancak ayrı bir federasyon kurmak, sadece bir tabela değişikliği değildir.

Bu, sıfırdan bir sistem kurmak, altyapıyı oluşturmak, insan kaynağını yetiştirmek ve en önemlisi sürdürülebilir bir yapı inşa etmek demektir.

Kandemir, bu sürecin ne denli zorlu geçtiğini anlatırken, bir dönemin fedakârlıklarını da gözler önüne serdi.

Bu süreçte yalnız olmadığını özellikle vurgulayan Kandemir, Federasyonun kuruluş döneminde birlikte yol yürüdüğü ekip arkadaşları Fehmi Hoca, Nurettin Bey ve Ercüment Bey ile ortaya koyulan uyumlu ve kararlı çalışma, bugün gelinen noktanın en önemli yapı taşlarından biri oldu.

Bu başarı, sadece bireysel değil, aynı zamanda güçlü bir ekip çalışmasıydı.

Tüm bu zorluklara rağmen, henüz çok genç bir federasyonken 2006 yılında olimpiyatlara kota alınması ve orada temsil edilmek, Türk spor tarihi adına önemli bir eşikti.

Bu başarı, tesadüf değil doğru planlama ve cesur kararların bir sonucuydu.

Ardından 2010 Kış Olimpiyatları’na katılım, yeni kurulan bir federasyon için büyük bir özgüven kaynağı oldu.

Üst üste gelen bu başarılar, atılan temellerin ne kadar sağlam olduğunun açık bir göstergesiydi.

Sadece olimpiyatlar değil 2011 Üniversiad Oyunları’nda üstlenilen rol, buz pateninin ülkemizdeki gelişimi adına ayrı bir sayfa açtı.

O dönemlerde henüz bilinmeyen branşların temelleri atılırken, curling gibi bir branşın büyüyerek ayrı bir federasyon haline gelmesinin yolu açıldı.

Aynı şekilde shorttrack branşında da atılan adımlar, ilerleyen yıllarda olimpiyat kotası getiren bir yapıya dönüştü.

Bugün gelinen noktada, bu başarıların tesadüf olmadığını görmek gerekiyor.

Kurucu iradenin ortaya koyduğu vizyon, yalnızca bir federasyon değil, aynı zamanda ülke sporuna yeni branşlar kazandıran bir anlayışın ürünüdür.

Bu nedenle, Fahrettin Kandemir’in Türk buz patenine ve genel anlamda Türk sporuna kazandırdıkları unutulmamalıdır.

Gelelim yaklaşan seçimlere…

Kandemir, süreci dikkatle takip ettiğini ve şu an için iki adayın öne çıktığını ifade ediyor.

Özellikle Burak Demirboğa hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Genç, sporun içinden gelen ve cesaretiyle öne çıkan bir isim olarak Demirboğa’nın önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.

Ancak federasyon başkanlığının yalnızca sportif geçmişle değil, aynı zamanda güçlü bir idari donanımla yürütülmesi gereken bir görev olduğunu, federasyon başkanlığının sadece iyi niyet ve spor geçmişiyle yürütülebilecek bir görev olmadığının da altını çizdi.

Federasyon başkanlığı sporcudan antrenöre, hakemden idareciye kadar tüm paydaşları kapsayan, herkese eşit mesafede durmayı gerektiren ciddi bir sorumluluktur. Bunun yanında idari tecrübe ve doğru ekip kurma becerisi de en az sportif geçmiş kadar önemlidir. Kandemir, özellikle idari anlamda yaşanabilecek eksikliklerin süreci zorlayabileceğine dikkat çekiyor.

Aynı zamanda Kandemir’in, yaklaşan seçimlerde Burak Demirboğa’ya olan desteğini açıkça ifade etmesi de dikkat çekiciydi.

Seçim sürecine dair en önemli temennisi ise net adil, şeffaf ve hiçbir delegenin baskı altında hissetmediği bir seçim ortamı.

Tek adaylı seçimlerin aksine, çok adaylı yarışların sporun gelişimi açısından daha sağlıklı olduğunu vurgulayan Kandemir, hangi aday delegasyonu daha fazla ikna ederse seçimi onun kazanacağına inanıyor.

Ancak kim seçilirse seçilsin asıl mesele şudur… Bu mirasın üzerine ne koyulacak?

Çünkü bugün konuştuğumuz başarıların temelinde cesaret, emek ve doğru yönetim anlayışı var.

Yarın ise bu mirası daha ileriye taşıyacak yeni bir iradeye ihtiyaç var.

Türk buz pateni, bir zamanlar imkânsız denilen hayallerin üzerine kuruldu şimdi o hayalleri büyüterek yoluna devam edecek başkanını arıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X